Faizsiz Birikim mi, Sadakat Vergisi mi? Katılım Emeklilik ve Matematiksel İllüzyon
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), uzun vadeli tasarrufu teşvik eden ve geleceğimizi güvence altına almayı vadeden bir yapı. Süreçlerin şeffaf, optimize ve kullanıcı dostu işletilmesini beklemek en doğal hakkım. Bizlerin Katılım Emeklilik’i tercih etmesindeki yegane gaye ise finansal varlıklarımızı inançlarımız ve faizsiz bankacılık prensipleri doğrultusunda değerlendirmekti. Piyasada Yönetim Gider Kesintisi (YGK) uygulamayan ya da sembolik oranlar belirleyen onlarca alternatif finansal kuruluş mevcutken bu tercihi yapmak, tamamen bir değer bilincinin sonucuydu.
Ancak paneli açıp ödeme bilgilerindeki o soğuk rakamlarla yüzleştiğimde, bu hassasiyetimizin adeta bir “sadakat vergisine” dönüştürüldüğünü gördüm. Gelin, bu finansal labirenti ve neden sitemkâr olduğumu rakamlarla inceleyelim.
Rakamların Dili: Birikim mi Yapıyoruz, Şirketi mi Fonluyoruz?
Sistemdeki mevcut sözleşmemde aylık düzenli katkı payım 1.125 TL. Yani yılda toplam 13.500 TL geleceğim için kenara para ayırıyorum. Peki, sistem benden ne kadar kesiyor? Panelde açıkça görünen Yönetim Gider Kesintisi (YGK) tam 4.177,5 TL!
Şimdi basit bir matematik yapalım:
- Yıllık Birikim Hedefi: 13.500 TL
- Yıllık Kesinti (YGK): 4.177,5 TL
- Kesinti Oranı: %30,9!
Evet, yanlış okumadınız. Brüt asgari ücretin %8,5’ine endekslenerek meşrulaştırılan bu kesinti, benim her ay dişimizden tırnağımızdan artırarak yatırdığım paranın neredeyse üçte birinin daha fonlara gitmeden buharlaşması anlamına geliyor. Yatırılan katkı payları daha değer kazanmadan, altın veya katılım hisse senedine dönüşmeden, sistem bu sabit kesintiyle birikiminizi doğrudan eksi bakiye ile başlatıyor.
Piyasada bu kesintiyi tamamen sıfırlayan rekabetçi alternatifler cirit atarken, faizsiz finans ilkelerini benimseyen bir kurumun katılımcısına bu denli ağır bir operasyonel yük bindirmesi ne kadar “hakkaniyetli” bir katılımdır?
Ayrılmak İsteyene Büyük Bariyer: Ertelenmiş Giriş Aidatı tazyiki
Sistemin hantallığına sitem edip ayrılmak istediğinizde ise karşınıza bir başka finansal bariyer çıkarılıyor: 6.198,96 TL Ertelenmiş Giriş Aidatı Tutar. Biliyoruz ki; başarılı ve sürdürülebilir bir kullanıcı deneyimi, müşteriyi sistemde “kesintilerle ve cezalarla” kilitleyerek değil, memnuniyetle tutarak sağlanır. Girişte alınmayan aidatın, çıkışta adeta bir “cayma cezası” gibi bu denli yüksek bir tutarla sözleşmeye dahil edilmesi, tasarruf sahibini özgür iradesiyle karar almaktan alıkoyan sistematik bir kurgudur.
“Katılım” Bunun Neresinde?
Katılım finans felsefesi; şeffaflık, adil paylaşım ve tarafların birbirinin finansal durumunu gözetmesi temelleri üzerine kuruludur. Ancak Katılım Emeklilik, “nasılsa faizsiz alternatif arıyorlar, bize mecburlar” mantığıyla mevzuatın izin verdiği en üst tavan sınırlardan kesinti uygulamaktadır. Optimize edilmemiş süreçlerin, dijitalleşemeyen hantal yönetim modellerinin ve yüksek operasyonel giderlerin faturası, tasarruf yapmaya çalışan sadık katılımcının sırtına yüklenmiştir.
Biz “faizsiz olsun” dedik, “verimsiz, esnek olmayan ve her yıl paramızın %30’unu eriten bir yapıya razıyız” demedik.
Son Söz
Geleceğimiz için biriktirdiğimiz her kuruş kıymetli. Katılım Emeklilik’in bu politikası, tasarruf sahibini korumaktan ziyade sistemin hantallığını finanse ettiriyor. Eğer bu kurum “katılımcı odaklı” olduğunu iddia ediyorsa, öncelikle bu kesinti yapılarını piyasa standartlarına çekmelidir.
Alternatifsiz değiliz ve manevi hassasiyetlerimizin birer maliyet kalemi olarak kullanılmasına sessiz kalmak, kendi emeğimize saygısızlıktır. Tüm BES katılımcılarını panellerine girip bu “gizli” erimeyi hesaplamaya davet ediyorum.